Tanrı benimle ne kastetmiş olabilir?
Soren Kierkegaard
Ya da benden ne yapmak istiyor?
İnsan bazen “kendine bir kalıp bulmadan” yaşayamıyor sanırım. Dikkatinizi çekerim; her zaman demiyorum, bazı zamanlar diyorum. Eğer insanlık, yazının başlığındaki bu sorgulamayı her zaman yapabilseydi, belki de daha farklı bir bilgi ve ahlak seviyesine ulaşırdık.
Kendini yeni keşfeden ve olma halini garipseyen bir genç gibi bazı düşüncelere takıldım bu sıralar. Kendime yabancılaştım.
Kendime yabancılaştığım bu günlerde sanata sığındığımı görmemle gülümsedim, bir farkındalık çıkaracak gibi oldum. Sonra ünlü yazarları ve çirkin hayatlarını hatırladım.
Peki ben, kim olmak isterdim?
Sanatla yoğrulan, ilhamla kavrulan… Okuduğu her kitabın eleştirisini yazan, okuması yetmeyip tiyatrosuna giden, yetmeyip filmini de izleyen. Sanattan da hayat dersleri çıkarmasını bilen, biri.
Bir ders çıkarması gerektiğinde bekletmeyen, kendi içinde doğru ve yanlışların hesaplamasını yapabilen, kendine karşı dürüst olan, biri.
İsyanla güçlenen ama yeri geldiğinde susmasını, yeri geldiğinde konuşmasını bilen biri. Belki biraz da inatçı.
Samimi, şeffaf, adil… Önemli değerlerini kaybetmeyen. Değerleri dahilinde, sınırlarını çizen biri.
Tutkulu: Sevdiği her şeye değil belki ama en sevdiği şeylere güçlü bağlarla bağlı. Öyle bir tutku ki hem kendini durdurmayan, hem başkalarını bile harekete geçiren. Çünkü hayat, bir yandan tutkunla dans etmektir.
Hedefler koyan ve adım adım yükselen, kendisini yalnızca bir önceki haliyle kıyaslayan biri.
Rutinleri olacak kadar disiplinli ama vazgeçilmez rutinleri olmayacak kadar, özgür biri.
Çaresizlik duygusundan kurtulmuş,
Biri.
Bu kişi olurum belki. Bunları yazabiliyorsam, belki bu kişiyimdir çoktan.
Kim olduğumu bilmesem de var olduğumu bildiğim kadar kim olursam olayım değişeceğimi de biliyorum.
Bu sıralar, iki zıtlık arasındaki yolda ilerleyen o kişi olarak devam edeceğim hayatıma.
Yeni bir ben ile var olmanın veya olmamanın esnekliğini de kabul ederek.
Ama içimde her şeyin bilgeliğini de bilerek devam edeceğim.
Öz, hiç değişmez sonuçta, değil mi?